Tembel bir True Blood izleyicisi olsam da, bu şarkı gerçekten çok güzel!
Tembel bir True Blood izleyicisi olsam da, bu şarkı gerçekten çok güzel!
Biliyorum, biliyorum Youtube yasak ama eminim benim gibi izleyebilenleriniz vardır muhakkak. Bu şarkıyı ilk defa Sigur Rós’un Heima filminde duymuştum ve anında aşık olmuştum. Aynı zamanda bir balıkçı olan ve Iðunn adında bir teknesi olan Steindór Andersen’ı saatlerce dinleyebilirim sanırım. Şarkının sözlerini anlamasam da, kulağa çok hoş geliyor.
Ne yazık ki İngilizce çevirisini bir türlü bulamadım, var mı onu da bilmiyorum. Merak edenleriniz için orjinali de aşağıda. Bu dili öğrenmek lazım, göze de kulağa da bayram niteliğinde!
Hugann seiða svalli frá
sundin, heiði og skörðin;
vona-leið er valin þá
vestur Breiðafjörðinn.
Alt er borið burtu gróm
bæði af Skor og fjöllum,
því að vorið blóm við blóm
breiddi í sporum öllum.
Dægur-halli daggperlum
dreifir vallargróðann;
bjargastalla beltast um
blessuð fjallamóðan.
Þrjóti grið á þessum stað,
þá er lið að skeiðum,
því að hlið er opið að
úthafsmiðum breiðum.
Güzel kadınlar, pahalı markalar, zengin erkekler, canlı bir şehir, boş bir senaryo ve kötü oyunculuk… Amerikan sinemasının kokuşmuş ve boş gözlerle izlediğimiz filmlerinden kaçamadığımız zamanımızda “The Fall” serin bir limonata gibi gelmişti ruhuma… Konunun her zamanki gibi üstünde durmayacağım, spoiler lanet bir şey çünkü.
Beni etkileyen… Evet beni etkileyen… Renkler mi? Oyunculuk mu? Yoksa o şiirsellik mi? Ahh peki müziklere ne demeli? Tüme de varsak tümden de gelsek… Sağdan girip soldan çıksak… Alttan oyup göğü delsek de The Fall, içinde hiçbir kusur bulamadığım, şairaneliğine, akışına, seslerine, renklerine, diline, mimiğine, kokusuna ve ruhuna aşık olduğum bir film. Alexandria ile ağlarken aslında bir yandan Roy olduğumun blincinde, ah belki biraz da o kötü kadınlar içinde kayboldum. Bilmem hangi film, içindeki birçok karakter gibi hissettirebildi kendimi bana?
Uzun zamandır koca bir boşluk denizinde yüzerken, gece yıldızlı gökyüzünde izledim bu filmi sanki. Ve bittiğinde de işte, biz insanların aslında tamamen sinema yetisini kaybetmediğini ve hala ruhu olduğunu gördüğüme seviniyorum. Kara göründü! Mümkünse yalnız seyretmenizi ve dikkatinizi dağıtabilecek şeylerden (cep telefonu vs.) uzak durmanızı öneririm. Fazlaca duygusal davranıyor da olabilirim. Ama işte.. olay da bu ya zaten..
Massive Attack’in Heligoland albümündeki Paradise Circus adlı şarkı, onları neden bu kadar çok sevdiğimi bir kez daha hatırlattı bana. The Fall’dan görüntülerle… İyi seyirler.